Telefon: 0532 386 78 40
BOŞANMAYLA İLGİLİ MERAK EDİLEN 5 SORU VE CEVAPLARI 1-Nasıl Boşanabilirim 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, evlenme, evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık bir şekilde gerçekleşmelidir. Evlenme, tarafların serbest iradeleriyle verdikleri sözlü-olumlu beyanla birlikte tamamlanır. Evliliğin kurulabilmesi için herhangi bir mahkeme kararı aranmazken, taraflar boşanmak istediklerinde, eşlerden birisinin veya her iki eşin karşılıklı olarak yetkili Aile Mahkemesinde boşanma davası açması gerekmektedir. Bu açıdan boşanmanın gerçekleşebilmesi için mahkeme kararı zorunludur. Boşanma, "çekişmeli boşanma" ve "anlaşmalı boşanma" olmak üzere iki şekilde gerçekleşmektedir. Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu'nun, "Evlilik birliğinin sarsılması" başlıklı 166.maddesinin 3.fıkrasında düzenlenmektedir. Kanun'da yer alan düzenlemeye göre, evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu düzenleme çerçevesinde anlaşmalı boşanmanın şartlarını şu şekilde özetleyebiliriz: Evlilik ilişkisinin en az 1 yıl sürmüş olmalıdır. Eşler mahkemeye birlikte başvurmalı ya da eşlerden birisi diğerinin davasını kabul etmelidir. Taraflar hakim huzurunda boşanma iradelerini serbestçe açıklamalıdır. Taraflar boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda bir protokol hazırlamalı ve bu protokol hakim tarafından uygun bulunmalıdır. Hakim gerek görürse bu şartlarda değişikliğe gidebilir. Ancak yapılan bu değişikliğin her iki tarafça kabul edilmesi gerekmektedir. Yukarıda sayılan şartları taşımayan kişiler ancak çekişmeli boşanma yoluyla boşanabilirler. Çekişmeli boşanmada taraflar, boşanmayla ilgili bir ya da daha fazla konuda uyuşmazlık içerisindedirler. Örneğin; en basit olarak, evliliğin taraflarından birisi boşanmak isterken diğeri istememektedir. Çekişmeli boşanma davasında taraflar arasındaki uyuşmazlık mahkeme kararıyla sona erdirilecektir. Çekişmeli boşanma davası, Kanun'da iki kategori altında düzenlenen sebepler çerçevesinde açılabilir. Bu sebepler, TMK m.161-165 arasında düzenlenen "özel boşanma sebepleri" ve TMK m.166'da düzenlenen "genel boşanma sebebidir". Özel boşanma sebepleri şunlardır: Zina Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme Terk Akıl hastalığı Genel boşanma sebepleri, Kanun'un "Evlilik birliğinin sarsılması" başlıklı 166.maddesinde düzenlenmektedir. Kanun'da yer alan düzenlemede, evlilik birliğinin temelden sarsılması bir çerçeve sebep olarak yer almaktadır. Genel boşanma sebepleri sınırlı sayıda değildir. Evlilik birliğini temelden sarsan sosyal, ekonomik, kültürel ve dini tüm sebepler genel boşanma sebebi olarak kabul edilebilir. Kanun'un 166.maddesinin 4.fıkrasında, ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle boşanma davası düzenlenmektedir. Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. 2-En Hızlı Boşanma Nasıl Gerçekleşir Hukukumuzda boşanmanın çekişmeli boşanma ve anlaşmalı boşanma olmak üzere iki alt başlıkta incelendiğini yukarıda açıklamıştık. Bu iki boşanma çeşidinden en hızlı olanı anlaşmalı boşanmadır. Anlaşmalı boşanma yoluyla boşanma, tek celsede ve mahkemelerin iş yüküne göre değişmekle birlikte ortalama iki ya da üç ay içerisinde tamamlanabilmekedir. Tabi ki anlaşmalı boşanmanın başarılı bir şekilde gerçekleşebilmesi için yukarıda sayılan anlaşmalı boşanma şartlarının eksiksiz biçimde yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Bu kapsamda boşanmak isteyen eşler arasında imzalanacak anlaşmalı boşanma protokolünün çok dikkatli bir şekilde hazırlanması gerekmektedir. Nitekim bu boşanma protokolüyle boşanma gerçekleşmiş olsa bile daha sonradan protokoldeki bir takım eksiklikler nedeniyle taraflar arasında çeşitli uyuşmazlıklar doğabilecektir. Dolayısıyla boşanma gibi çok ciddi sonuçlar doğuran bir hukuki meselede hak kaybına uğramamak için uzman bir hukukçunun yardımına başvurmak en iyi çözüm olacaktır. 3-Boşanmak İçin Avukat Tutmak Zorunlu Mu Boşanma davası açabilmek ve yürütebilmek için hukukumuzda avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu açıdan herkes, kendi boşanma davasını bizzat kendisi takip edebilir. Fakat hak kayıplarına uğramamak için boşanma konusunda uzman bir avukatın yardımına başvurmak yararlı olacaktır. 4-Evlilik İçerisinde Edinilen Malların Paylaşılması İçin Ayrıca Bir Dava Açmak Gerekir Mi Bu konuda açıklama yapabilmek için öncelikle boşanma davasının asli ve feri unsurlarını tespit etmek gerekmektedir. Boşanma davasının asli unsuru boşanma talebidir. Boşanma davasının fer'ileri ise, maddi-manevi tazminat ve nafaka talepleridir. Bu talepler dışında örneğin, katılma alacağı ya da katkı payı alacağı talepleri boşanma davasından bağımsız bir diğer davanın konusunu oluşturmaktadır. Katılma alacağı, değer artış payı ve ziynet eşyalarının iadesi vb. talepler boşanma davasının fer'isi niteliğindeki talepler değildir. Buna rağmen bu davaların boşanma davasıyla birlikte açılması durumunda hakim, söz konusu davaların ayrılmasına karar vermektedir. Ziynet eşyalarının iadesi davası konusunda ise uygulamada içtihat farklılıkları bulunmaktadır. Yargıtay'ın bazı kararlarında, ziynetlerin iadesi talebinin boşanma davasıyla birlikte, nisbi harcını yatırmak şartıyla istenebileceği belirtilirken, bazı kararlarında ise ziynet iadesi talebinin bağımsız bir talep olduğu ve katılma alacağı talebi gibi ancak ayrı bir davayla talep edilebileceği kabul edilmektedir. Bu konudaki kanaatimiz, zilyet eşyalarının boşanma davasıyla değil mal paylaşımı davasıyla birlikte talep edilebileceği yönündedir. 5-Avukat Aracılığıyla Boşanma Davası Açılmışsa, Boşanma Sonrası Malların Paylaşılması İçin Açılacak İkinci Davada Avukata Yeniden Ücret Ödenir Mi Avukat ve iş sahibi, sözleşmede kararlaştırılan avukatlık ücretinin hangi işleri kapsayacağını aralarında yapacakları sözleşmeyle ve Kanun'un emredici hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla diledikleri gibi belirleyebilirler. Eğer taraflar arasında yapılmış bir avukatlık sözleşmesi yoksa ya da taraflar arasında avukatlık sözleşmesi bulunuyor fakat sözleşmede konuyla ilgili hüküm bulunmuyorsa kural olarak boşanma davasında ve evlilik birliği içerisinde edinilen malların paylaşılması davasında ayrı ayrı avukatlık ücreti ödenmesi gerekecektir. Nitekim avukatla müvekkil arasındaki hukuki ilişkide, boşanma davasıyla mal paylaşımı davası birbirinden bağımsız iki ayrı iş niteliğindedir.
WhatsApp Destek