Telefon: 0532 386 78 40
YAŞ DÜZELTME DAVASI

 

 

 

Yaş Düzeltme Davası

 

Nüfus davalarından biri olan yaş düzeltme davası, hatalı olarak kaydedilen doğum tarihinin düzeltilmesi talebiyle açılır. Ülkemizde daha çok doğu illerinde kişilerin nüfus kütüğüne geç veya erken kaydettirilmesi nedeniyle çeşitli zorluklar yaşamaktadır. Nüfustaki bu yanlışlıktan dolayı, kişiler çoğu zaman yaşıtlarına oranla özellikle askerlik ve okula başlama yaşı vs. konularda hak kaybı yaşamaktadır. Yaş konusunda bir hak kaybı yaşanmaması için gerçek yaşın nüfus kayıtlarında doğru şekilde yazılması mağdurlarca talep edilmelidir.

 

Yaş düzeltme davaları, hukuki dayanağını 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununda yer alan Nüfus Kaydının Düzeltilmesine İlişkin Esaslar Bölümünde düzenlenmektedir.

 

5490 sayılı Kanunun 35. Maddesi:

Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir.” şeklinde düzenlenmiştir.


İlgili hüküm uyarınca idari bir işlemle yaş düzeltilmesi mümkün değildir. Ancak ilgili maddenin devamında maddi hatadan kaynaklanan ve yanlış gözüken kayıtların dava açmadan nüfus müdürlüklerine yapılacak başvuru sonucu bu hataların düzeltilebilmesinin mümkün bulunduğu ifade edilmelidir.

 

1-Görevli ve Yetkili Mahkeme

5490 sayılı Kanunun 36/1-a maddesi uyarınca yaş düzeltilmesi davası esas itibariyle kişinin yerleşim yeri Asliye Hukuk mahkemesinde açılacaktır. Yaş değiştirme davasında mahkeme yetki hususunu kendiliğinden dikkate almaktadır.

 

2-Yaş Düzeltme Davasının Tarafları

Fiil ehliyetine sahip reşit yani 18 yaşını doldurmuş bir kişi veya kişi ergin değilse velisi ya da vasisi bu davayı açabilir. Bunun dışında cumhuriyet savcısı da dava açılması talepli olarak yaşın düzeltilmesini sağlayabilmektedir. Bu davanın davalısı davacının yerleşim yerinde bulunan nüfus müdürlüğüdür.

 

3-Yaş Düzeltme Davası Açılabilmesi İçin Gerekli Şartlar

Kişiler yaşlarını küçültmek veya büyültmek için dava açabilirler. Kanun koyucu bu davaların açılabilmesi için herhangi bir neden aramamaktadır. Ancak Mahkemenin kişinin yaşının küçültülmesine ya da büyütülmesine karar verilmesi için bazı şartların birada olması gerekmektedir Bunlar;

  • Kişi hastanede veya doğum evinde doğmuş olmamalı. (İlgili kurum kayıtları kesindir)

  • Yaşı düzeltilecek olan kişinin dış görünüşü, nüfusta yazılı olan yaşa uygun olmamalıdır.

  • Yaşı düzeltilecek olan kişinin dış görünüşü, beyan ettiği yaşa uygun olmalıdır.

  • Kişi yaşını büyütmek istiyorsa, büyütmek istediği yaşta kardeşi olmamalıdır.

  • Kişi yaşını küçültmek istiyorsa, Nüfusa yazım gününden daha önceki bir tarihte doğduğunu iddia etmemelidir.

  • Daha önce bu tür bir dava açmış olmamalıdır. Bu davaları reşit ise kendisi, reşit değilse velisi veya vasisi açar.

Kişinin fiziksel görünümünün bahsedilen yaşa uygun olmadığı, mahkemece değerlendirilmesi ve tespiti neticesinde kişinin beyanı dikkate alınmayıp dava reddedilecektir. Ancak beyan edilen yaşın 1-2 yaş farklı olması halinde fiziksel görünüm şartının gerçekleşmesi bakımından yeterli kabul edilebilmektedir.

Kardeşe ilişkin şartta uygulamada davacı ile kardeşinin doğum tarihi arasında en az 180 günlük süreye uygun olmayan düzeltme talepleri mahkeme tarafından reddedilebilmektedir. İkiz kardeşlerin dava açmaları halinde bu davaların birleştirilmesi söz konusu olacaktır.

 

4-Yaş Düzeltme Davası Ne Zaman Açılabilir?

Bu davalar ile kişinin gerçek yaşı tespit edilecektir. 5490 sayılı Kanunun 36/1-b fıkrası uyarınca aynı konuya ilişkin nüfus düzeltilmesi davası bir defa açılabileceğinden, yaş düzeltilmesi davası kişinin hayatı boyunca bir defa açabileceği bir davadır. Kişinin doğumunda kütüğe kaydedilmiş olması halinde, bu davalar her zaman açabilir ve herhangi bir zamanaşımı süresi mevcut bulunmamaktadır.

 

5-Yargılamada Kemik Radyolojisi Teknolojisinin Uygulanması

Yaş düzeltme-değiştirme davalarında ilgili mahkeme, Adli Tıp Kurumu aracılığıyla kişinin kemik yaşının tespitini isteyebilir ve ilgili kurum tarafından belirlenen kemik yaşına göre mahkeme talebe ilişkin bir karar verebilir. Gözden kaçırılmaması gereken hususlardan biri de kemik yaşına dair tespitin en geç kişinin 25 yaşına ulaşmasına kadar gerçekleştirilebilmesidir. Zira bu yaştan sonra kemiklerin gelişim göstermemesi nedeniyle yaş tespiti imkanı oldukça azalmaktadır. 25 yaşından sonra açılan yaş düzeltme davasında, davacının gerçek doğum tarihinin kesin olarak tespit edilmesi mümkün olmayacağı için reddedilecektir. (Yargıtay 18. hukuk dairesinin 15/09/2011 tarihli 2011/7240 E. ve 2011/8852 karar sayılı ilamı )Bu nedenle kişinin yaş düzeltmesi davası açmadan önce kemik yaşının tespitin yaptırılmasında ve çıkacak sonuca göre dava açılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

 

6-Ceza Hukukunda Yaşın Düzeltilmesi

Ceza Hukukunda özellikle cinsel suçlarda sanık ya da mağdurun yaşı büyük önem arz etmektedir. Kovuşturma evresinde sanık ya da mağdurun yaşı hususunda husumetin bulunması durumunda ilgili mahkemece bu husus öncelikli olarak değerlendirilecektir.

 

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 218 inci maddesinin ikinci fıkrasında;
“Kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması halinde; mahkeme, ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü verir.” şeklindeki düzenleme uyarınca kanun koyucunun ceza mahkemelerine kovuşturma aşamasında yaş düzeltilmesi konusunda özel bir yetki vermiş olduğu görülmektedir.

 

Davacı hakkında mevcut bir cezai kovuşturma varken yaş düzeltme davası açılması halinde bu dava görevsizlik yönünden reddedilmelidir. Çünkü sanık veya mağdur olan kişinin gerçek yaşlarının tespit edilmesi ceza yargılaması hukuku bakımından özel bir öneme sahiptir. Tespite ilişkin kararı (soruşturma aşaması dışında) kovuşturmayı yürüten ceza mahkemesi verecektir.

 

7-Yaş Düzeltme Davalarının Askerliğe-Bedelli Askerliğe Etkisi

Ülkemizde Bedelli askerlik uygulamasına yönelik talep son yıllarda önemli ölçüde artmıştır. Yakın geçmişte uygulamanın yürürlüğe girmesiyle nüfusta yaşı gerçeği yansıtmayan kişiler başvurularda sorun yaşamış ve birçoğu bedelli askerlik uygulamasından yararlanamamıştır. Bilindiği gibi Bedelli askerlik uygulamasında yaş bakımından belirli bir taban belirlenmekte ve o yaşı tamamlamış olma şartı aranmaktadır. Ancak Askerlik Kanunu’nun 81. Maddesi;

Askerlik çağına girdikten sonra yapılan yaş değişiklikleri (mahkemece resmi hastane doğum kayıtları esas alınarak yapılanlar hariç) askerlik işlemlerinde dikkate alınmaz. Ancak; yoklamaları sırasında aile kütüğünde yazılı yaşları ile görünümleri uyumlu olmayanlardan kayden yaş düzeltmelerine engel bulunmayanların yaşlarının düzeltilmesi için askerlik şubesi başkanı tarafından Cumhuriyet savcısına müracaat olunur ve yargılama sonucuna göre askerlikleri yaptırılır. 


Birinci fıkra uyarınca yaşları düzeltilenlerden düzeltilen yaşlarına göre henüz askerlik çağına girmemiş olanların yoklamaları emsalleri ile birlikte yapılarak silah altına alınırlar. Birinci fıkra uyarınca yaşları düzeltilenlerden düzeltilen yaşlarına göre askerlik çağına girmiş ancak 23 yaşını bitirmemiş olanlar yoklamalarını müteakip emsalleri ile birlikte silah altına alınırlar. Düzeltilen yaşlarına göre 23 yaşını bitirmiş olanlar ise yoklamalarını müteakip Millî Savunma Bakanlığınca belirlenecek sınıf ve tertibat yerlerine derhal sevk edilirler.
Askerlik çağına girmeden önce yaşlarını büyütmüş olanların yoklamaları değişen yaşlarına göre yapılır…” şeklinde düzenlenmiştir.


Mevzuatımızın ilgili hükmü askerlik çağına girdikten sonra yapılan yaş değiştirmenin bedelli askerliğe başvurmada etkisi olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Zira
Düzenlemeye göre yaş değişikliği sadece resmi hastane kayıtlarına dayalı olarak yapılması halinde askerlik ve bedelli askerlik başvurularına etkide bulunabilecektir.

 

8-Yaş Düzeltme Davalarının Sigortalılık ve Emekliliğe Etkisi

Yaş düzeltilmesine ilişkin mahkeme kararları kararın kesinleşmesinden itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır. Bu yüzden sigortalılık konusunda kişinin Sosyal Güvenlik Kurumuna ilk giriş tarihinden sonra yapılan yaş düzeltme işlemleri kural olarak sigorta işlemlerinde dikkate alınmayacaktır. Ancak ilk kez uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalı olmadan önce yapılan yaş düzeltmeleri SGK tarafından geçerli kabul edilecektir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun mevcut bu düzenlemeleri Sosyal Güvenlik Kurumu’nca çıkartılan “5510 sayılı Kanuna Göre 4/1-(a) ve 4/1-(b) Kapsamındaki Sigortalıların Tahsis İşlemleri” konulu 2011/58 sayılı Genelgede de aynen korunmuştur. Ancak bu genelgede önemli bir farklılık olarak yaş düzeltmelerinin sigortalığa etkisinin birkaç istisna ile kabul edildiği görülmektedir. Genelgeye göre:

Sigortalıların, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının tespit edildiği veya ilk defa uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğu tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate alınmayacaktır. Diğer taraftan, nüfus kütüğünde ilk defa kayıtlı olan doğum tarihinin; Nüfus kütüğünün yenilenmesi sırasında, yeni kütük kayıtlarına, Nüfus kütüklerinin naklinde, yeni nüfus idaresi kayıtlarına, Türk vatandaşlığına geçenlerin Türkiye’deki nüfus idaresi kayıtlarına, hatalı işlenmiş olması nedeniyle yapılan düzeltmelerin, sigortalıların iradesi dışında nüfus idaresince yapılan maddi hataların giderilmesi amacını taşıması nedeniyle düzeltilmesi halinde, bu hususların belgelenmesi veya mahkeme kararında belirtilmiş olması halinde söz konusu kayıt düzeltmelerinde, düzeltilen yeni kayıt esas alınacaktır” Bu düzenlemeler bahsedilen istisnalar kapsamındadır.


Diğer yandan emeklilik yaşının da yaş düzeltme davası açmak suretiyle giderilmesi mümkün değildir. Yaş değişikliği gerçekleştirilse dahi bu değişikliğin emeklilik için beklenmesi gereken süreye bir etkisi olmayacaktır. Anayasa Mahkemesinin 19.11.2008 tarihli 2008/64 Esas ve 2008/129 Kararında  ‘ilk defa sigortalı olunduktan sonra yapılmış yaş düzeltmelerinin emeklilik hesaplarında geçerli sayılmamasının Anayasaya aykırı olmadığı”  yönünde verdiği karar bunu destekler niteliktedir.

 

Son olarak; yaş düzeltme davası için avukata özel temsil yetkisi olan bir vekaletname çıkarılması gerekmektedir. Genel yetkili vekaletnamenin mahkemeye sunulması halinde, ilgili mahkeme bu eksikliğin giderilmesi için yaş düzeltilmesi talebinde bulunan taraf vekiline süre verecektir.

WhatsApp Destek