Telefon: 0532 386 78 40
TRAFİK KAZALARINDAN KAYNAKLANAN TAZMİNAT DAVALARI

 

 

TRAFİK KAZALARINDAN KAYNAKLANAN TAZMİNAT DAVALARI
 
 
1-Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davalarının Hukuki Niteliği
 
Trafik kazası sonucunda gerçekleşen bedensel ve/veya malvarlığına ilişkin zararlar için açılacak tazminat davalarının yasal dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğudur. TBK m.49/1'e göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür". Bu tür davalar, trafik kazası sebebiyle bedensel ve/veya malvarlığı bakımından zarara uğrayan kişi tarafından ya da bu kişinin mirasçıları yahut yakınları tarafından, kazadan sorumlu kişilere karşı açılan ve maddi veya manevi yönden uğranılan zararların tazminini konu edinen, hukuki niteliği itibariyle bir haksız fiil sorumluluğu ortaya çıkaran dava türüdür.
 
2-  Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davalarının Tarafları Kimlerdir
 
Davacı Taraf: Trafik kazası sebebiyle açılacak tazminat davasının davacı tarafını kimlerin oluşturacağı, trafik kazasının yaralamalı veya ölümlü olmasına göre değişiklik gösterecektir. Eğer gerçekleşen trafik kazası sebebiyle bir veya birden fazla kişi yaralanmışsa fakat kazada ölen yoksa, bu kişiler uğramış oldukları maddi ve manevi zararları için bizzat dava açmak zorunda kalacaktır. Yani yaralamalı trafik kazalarında zarar görenlerin yakınlarının kural olarak maddi ya da manevi olarak dava açma hakları yoktur. Ancak istisnai olarak, trafik kazası nedeniyle ağır bir bedensel zarar meydana gelmişse, yaralanan kişinin mirasçılarının da uğramış oldukları manevi zararları için dava açma hakları ortaya çıkacaktır. Yaralanan kişinin uğrayacağı ağır bedensel zararlara örnek olarak, bu kişide meydana gelen organ kayıpları gösterilebilir. 
 
Gerçekleşen trafik kazası sebebiyle bir veya birden fazla kişi ölmüşse, bu durumda ölen kişinin yakınları (eş ve çocuklar ya da anne-baba), hem ölenin desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle maddi tazminat, hem de uğradıkları elem, keder ve üzüntü nedeniyle manevi tazminat talep edebileceklerdir.
 
Davalı Taraf: Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında kazaya karışan ve kusurlu bulunan aracın sürücüsü, sahibi, işleteni ve (trafik ya da kasko sigortası var ise) sigorta şirketi meydana gelen zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. 
 
KTK m.85'e göre, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." 
 
KTK m.88'e göre ise, "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur."
 
3- Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davalarında Talep Edilebilecek Zararlar
 
Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında talep edilebilecek zararlar, gerçekleşen trafik kazasının ölümlü ya da yaralamalı olmasına göre değişmektedir. Yaralamalı trafik kazalarında yaralanan kişi, her türlü tedavi giderlerini, çalışma gücünün azalmasından ya da tamamen yitirilmesinden kaynaklanan zararlarını, kazanç kayıplarını ve manevi zararlarının tazminini talep edebilir. Yaralamalı trafik kazalarında, yaralanan kişinin ağır bedensel zararlara uğraması dışında yakınların manevi tazminat talep hakkı bulunmamaktadır. 
 
Ölümlü trafik kazalarında ise, ölenin kanuni halefleri ve yakınları; ölüme kadarki tedavi giderlerini, ölenin defin ve cenaze giderlerini, ölenin hayat boyu desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatını, ölüm sebebiyle duydukları üzüntü, elem ve keder dolasıyla manevi zararlarının tazminini talep edebilirler. 
 
4-Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davalarında Hak Düşürücü Süre, Zamanaşımı Süresi, Görevli ve Yetkili Mahkeme
 
Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesine göre, "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Bu açıklamalar çerçevesinde, yaralamalı ve ölümlü trafik kazalarında geçerli olan zamanaşımı süreleri şu şekildedir:
 
- Yaralamalı trafik kazalarında kısa zamanaşımı süresi 8 yıl (Ceza Kanununda daha uzun süre öngörüldüğü için), uzun zamanaşımı süresi 10 yıl (Her halukarda bu davaların 10 yıllık süre içerisinde açılması gerekmektedir, fakat ceza yargılaması devam ediyorsa 10 yıl geçse bile söz konusu davalar açılabilir)
 
- Ölümlü trafik kazalarında kısa ve uzun zamanaşımı 15 yıl (Ceza Kanununda daha uzun süre öngörüldüğü için)
 
Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme, kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Fakat bu davalarda sigorta şirketi de taraf olarak gösteriliyorsa, dava asliye ticaret mahkemesinde açılmalıdır. Nitekim sigorta poliçelerinden kaynaklanan davalar, TTK m.4'e göre mutlak ticari davalardandır. 
 
Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında, bu davaların hukuki niteliğinin haksız fiil olması sebebiyle birden çok yetkili mahkeme bulunmaktadır. 
 
- Öncelikle HMK m.6 çerçevesinde genel yetki kuralı gereği, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi bu davalarda yetkilidir.
 
- HMK m.7 çerçevesinde, davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. 
 
- HMK m.16 çerçevesinde, haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Yani trafik kazasının meydana geldiği, bedensel yahut malvarlığı zararlarının meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesi ya da yaralananın veya zarar gören yakınların yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
WhatsApp Destek