Telefon: 0532 386 78 40 // 0506 052 37 66
GİZLİ ALINAN SES KAYDI DELİL OLARAK KULLANABİLİR Mİ

 

 

GİZLİ ALINAN SES KAYDI DELİL OLARAK KULLANABİLİR Mİ
 
 
I. GENEL OLARAK
 
Bilindiği üzere, bir delilin elde ediliş yöntemi temelde iki farklı şekilde mümkün olabilmektedir. Bunlardan ilki hukuka uygun şekilde delil elde edilmesi, ikincisi ise hukuka aykırı olarak delil elde edilmesidir. Çalışma konumuz yalnızca gizli alınan ses kaydının Türk mahkemelerinde delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı sorununa indirgendiğinden, hangi delilin hangi şekilde elde edildiğinde hukuka uygun, hangi şekilde edinildiğinde hukuka aykırı olduğu hususu ayrıca inceleme konusu yapılmayacaktır. Keza doktrinde ve Yargıtay'ın emsal kararlarında "hukuka aykırı yoldan elde edilen delil" kavramı tanımlanmakta ve yeterli açıklama yapılmaktadır. 
 
Hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin hükmüyle ilgili Türk hukuk sisteminde kabul edilen genel kural, HMK m.189/2 ‘de düzenlenlenmektedir. Kanun'un ilgili maddesine göre, “Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. “ Yani madde metninden açıkça anlaşıldığı üzere, tarafların birinin rızası olmaksızın alınan ses kaydı, kural olarak bir vakıanın ispatında kullanılamayacaktır. Fakat Yargıtay'ın, ilgiliden izin alınmadan alınan ses kayıtlarının, hukuka uygun elde edilmek şartıyla hem ceza davalarında, hem de özel hukuk davalarında delil olarak kullanılabileceği yönünde çok sayıda güncel emsal kararı bulunmaktadır. Yargıtay'ın delil elde hususundaki kıstası şudur: Eğer ki elde edilen delil,  sırf delil elde etmek amacıyla planlı, sistematik ve hukuka aykırı şekilde elde edilmişse, söz konusu delil bir davada bir vakıayı ispat amacıyla kullanılamayacaktır.
 
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11.12.2012 tarihli ve   2013/1183 E., 2014/960 K. numaralı kararında, “bir delilin usulsüz olarak elde edilmesi ayrı, usulsüz olarak yaratılması ayrı bir olaydır. Usulsüz olarak elde edilen bir delil somut olayın özelliğine göre değerlendirilebilse de , usulsüz olarak yaratılan bir delilin hiçbir şekilde delil olarak kabul edilmesi olanaklı değildir.“ şeklinde açıklama yaparak, gizlice alınan ses kaydı hakkındaki görüşünü ortaya koymuştur. Yani yüksek mahkeme, anlaşıldığı üzere, gizlice alınan ses kayıtlarının, belli şartların sağlanması halinde hem ceza hukuku alanında, hem de özel hukuk alanında delil olarak kullanabileceğini kabul etmiştir.
 
II. ÖZEL HUKUK AÇISINDAN ARANAN ŞARTLAR:
 
Özel hukuk uyuşmazlıklarında, örneğin, boşanma veya alacak davalarında, ispat amacıyla elde edilen delilin bir vakıanın ispatında kullanabilmesi için , bir daha kanıt elde etme olanağının ve yetkili makamlara başvurma imkanının  bulunmadığı bir durumun olması gerekir. Bu durum ayrıca tesadüfen ve aniden gelişen nitelikte olmalıdır. Bu aniden gelişen durum, kendisine veya bir yakınına yapılan haksız bir saldırıyı ispat etme amacıyla elde edilen delilin kaybolmasını engelleme ve bu delili yetkili makamlara sunma amacı taşımalıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 16.05.2017 tarihli 2015/16839 E., 2017/3990 K. numaralı kararındaKatılana ait ses kayıtlarını, . kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, haksız bir saldırı altında ve başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisindeyken kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlayıp, daha sonra açtığı boşanma davasına sunarak, aile içi geçimsizliğin kaynağının katılanın olumsuz tutum ve davranışları olduğunu ispat etmek amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığı kabul edilemez...” gerekçesiyle gizli alınan ses kaydının delil niteliği taşıma şartlarına yer vermiştir. 
 
III. CEZA HUKUKU AÇISINDAN ARANAN ŞARTLAR:
 
Ceza muhakemesi açısından ise, Yargıtay uygulamalarında belirtilen şartların tümünün varlığı halinde gizlice alınan ses kaydının delil değeri taşıyacağı kabul edilmektedir. Bu şartlar şu şekildedir:
 
- Gizlice ses kaydı, kaydı alan kişinin kendisine veya bir yakınına karşı işlenen herhangi bir suç ya da haksız saldırı varken yapılan bir kayıt olmalıdır. 
- Kayda konu olan haksız saldırı ya da suç, aniden gelişen tesadüfi bir olay olmalıdır.
- Eğer ki ses kaydı alan kişinin o anda yetkili bir kuruma başvurma olanağı varsa, alınan ses kaydı hukuka aykırı hale gelecektir.
- Gizli ses kaydı, delillerin kaybolmaması ve yetkili birimlere teslimi için yapılmış olmalıdır.
 
Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, Türk hukuk sistemi, suç işlenerek elde edilen delilleri hiçbir şekilde ceza ve hukuk davalarında bir vakıanın ispatında delil olarak kabul etmemektedir.
 
 
 
 
 
Özdemir&Çelik Hukuk ve Arabuluculuk bürosu olarak sizlere, boşanma davası, boşanma avukatı, nafaka, velayet, ayrılık,anlaşmalı boşanma protokol örneği, boşanma dilekçesi örneği, boşanma avukatı, boşanma dilekçesi nasıl yazılır, boşanma davası nasıl açılır, anlaşmalı boşanma, ücretsiz boşanma, avukatsız boşanma, boşanma ücreti, boşanma davası nasıl açılır vb. alanlarda avukatlık ve danışmanlık hizmetleri vermekteyiz. Büromuzda çalışma prensiplerimiz gereği telefon üzerinden danışmanlık hizmeti verilmemektedir. Danışmanlık hizmetlerimiz ücretli olup söz konusu ücretler güncel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmektedir. 
WhatsApp Destek