Telefon: 0532 386 78 40
AYIP KAVRAMI VE TÜRLERİ

 

AYIP KAVRAMI VE TÜRLERİ

Ayıp, sözleşme konusu şeyin uygun surette kullanılmasını önemli ölçüde güçleştiren veya ortadan kaldıran ya da kullanım değerini azaltan eksiklikler; başka bir deyişle sözleşme konusu şeyde mevcut olduğuna güvenilen, maddi, hukuki ve ekonomik niteliğin eksikliği olarak tanımlanmaktadır.

Ayıp kavramı dört kategoride incelenebilir. Bunlar;

1.Açık ve Gizli Ayıplar: Açık ayıplar ilk bakışta olağan bir inceleme ile anlaşılabilen ayıplardır. Buna karşılık ilk bakışta görünmeyen ancak daha sonra anlaşılan ayıplar ise gizli ayıp niteliğindedir. Örneğin sözleşmede nitelikleri belirlenmiş bir aracın yüzeyinde bulunan çizikler açık ayıp sayılırken, daha sonra kullanılan araçta kullanım sırasında c sütununda göçüklerin meydana gelmesi durumu gizli ayıp durumunu oluşturur. Gizli ayıplar, uzun bir süre zarfında dahi meydana çıkmayabileceğinden, hukuki menfaatin kapsamlı olarak korunmasını gerektirirler.Yargıtay kararları uyarınca ayrım, ayıbın malın teslimi anında açıkça görülebilecek bir özellikte olup olmadığına göre yapılmaktadır.

2. Önemli, Daha Az Önemli ve Önemli Olmayan Ayıplar: Önemli ayıp ve daha az önemli ayıp ayrımı, ayıptan sorumluluk hükümlerine başvuran tarafın sahip olduğu haklar ve hakların niteliği ile alakalıdır. Satılanda var olan ayıp, satılanın kullanımını alıcı açısından imkansız kılıyor veya aşırı ölçüde güçleştiriyorsa, ayıp önemli sayılır.

3. Maddi ve Hukuki Ayıplar: Maddi ayıplar malın fiziksel özellikleriyle alakalı olan ayıplardır. Hukuki ayıp ise sözleşmede belirtilen nitelikte malın kullanımının veya maldan yararlanmanın hukuki bir sebeple engellenmesidir.

4. Asli ve Tali Ayıplar: Asli ayıplar teslim veya muayene anında mevcut olan ayıplardır. Tali ayıplar ise asli ayıptan kaynaklanan ve zaman içinde ortaya çıkan ayıplardır. Tali ayıp da neticelerini geç ortaya çıkardığı için özellik itibarıyla gizli ayıba benzemektedir.

 

AYIP'IN SATICIYA BİLDİRİLMESİ

Ayıplı malı alan kişinin yani alıcının neler yapabileceği Borçlar Kanunu 223.maddesi uyarınca hüküm altına alınmıştır. İlgili mevzuat hükmü uyarınca alıcı, açık ayıp halinde aldığı tarihten itibaren uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek zorunda iken, gizli ayıbın bulunması halinde ayıbı fark eder etmez, zaman geçirmeksizin satıcıya bu durumu ihbar etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bununla birlikte eğer ayıp hile ile gizlenmişse, ağır kusurlu satıcı, BK m: 225’e göre ihbarın süresinde yapılmadığı savunmasına başvuramayacaktır.

Açık ayıplar işin kabulü anında, gizli ayıplar ortaya çıktığında vakıf olur olmaz bildirilmek gerekir. Aksi halde ayıptan ötürü başvuru hakkı düşer. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2002/789 E. 2002/2562 K.) Gizli ayıba vakıf olunduğu tarihten 13 gün sonra yapılan ihbar süresinde değildir. Davacı, üniversitenin raporu üzerine hemen telefon ettiğini ve bu hususu tanıkla kanıtlayacağını bildirmiştir. Ayıp ihbarı, hukuki işlem olmayıp, hukuki işlem benzeridir. Sözlü yapılan ayıp ihbarlarının, tanıklarla kanıtlanması mümkün olduğundan tanıkların mahkemece dinlenmesi gerekir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2006/5479 E. 2007/3213 K.)


 

Alıcı Tüketici Konumunda ise; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesine göre eğer alıcı “tüketici” konumunda ise açık ayıbı malın tesliminden itibaren 30 gün içerisinde satıcıya bildirmelidir. Satılan maldaki ayıp açık ayıp niteliğinde ise, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4.maddesi uyarınca malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde; gizli ayıp niteliğinde ise, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi ;ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ise, ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisi dikkate alınması, gerekmektedir. Eğer, ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse, zamanaşımı süresinden yararlanılamayacağından, açılan davanın süresinde olduğunun kabulü ile sonuca varılacaktır.( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/4-291 E. 2009/318 K.)

 

İHBARIN ŞEKLİ

Kanunda ayıp ihbar herhangi bir şekle bağlanmamıştır. Bu nedenle gizli ayıbın zaman geçirmeksizin satıcıya ihbar edildiği tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir haldedir. İspat açısından sıkıntı yaşamamak için ihbarın noter kanalıyla yapılması en sağlıklı yöntemdir.

 

SATICININ SORUMLULUĞU

Satıcı, TBK’nın 222/1. maddesi uyarınca satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir ve alıcı seçimlik haklarından feragat etmiş sayılır. Örneğin; defolu malı uygun fiyatla almış olan alacaklının bu durumu ileride kendi lehine çevirme gibi bir olanağı yoktur. Satıcının, alıcının basit incelemesi ile anlaşılabilecek ayıplardan sorumlu tutulması için, söz konusu ayıbın bulunmadığını ayrıca taahhüt etmiş olması gerekmektedir. Satıcı ve alıcı teslim anında veya teslimden sonra, sözleşme serbestisi kapsamında bir sorumsuzluk anlaşması yapabilirler. Ancak, sorumsuzluk anlaşması, malın devrinde satıcının ağır kusuru varsa geçerli olmayacaktır. Yargıtay, satıcının sorumsuzluk anlaşması ile sorumluluğunu kaldıramayacağı hallerin sadece ayıbın gizlenmesi ile sınırlı olmayacağını; satıcının ayıplı malın devrinde ağır kusurlu sayılacağı her halde bu hükmün uygulanacağını belirtmektedir.Satıcının ağır kusurlu olduğu durumlarda satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.

 

ALICININ HAK VE SORUMLULUĞU

Satıcının alıcıya ayıplı mal teslim etmesi durumunda, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde, alıcının seçimlik hakları TBK’nun madde 227 uyarınca şu şekildedir;

  • Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.

  • Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.

  • Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

  • İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Maddenin devamında seçimlik hakların kullanılmasında istisna olarak; satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.

Alıcıya ayıplı olarak devredilmiş olan satılanın ayıptan, beklenmedik hâlden veya mücbir sebepten dolayı yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasını engellemez. Bu durumda alıcı, satılandan elinde ne kalmışsa onu geri vermekle yükümlüdür.

Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir. (TBK.228)

Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:

  • Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi.

  • Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi.

  • Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi.

Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür. (TBK.229)

Birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal, birlikte satılmış olup da bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı bunlardan ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabilir. Ancak, alıcıya veya satıcıya önemli bir zarar vermeksizin ayıplı parçanın diğerinden ayrılmasına imkân yoksa, dönme hakkının satılanın tamamını kapsaması zorunludur.
Satılanın aslı için satıştan dönülmesi, ayrı satış bedeli gösterilerek satılmış olsalar bile, eklentilerini de kapsar; fakat eklentiler için dönme, satılanın aslını kapsamaz.
(TBK.230)


 


 


 




 

 

WhatsApp Destek